Chapter Text
Ahmet Emre'den
"Yağız, burada olmaz" Bıçak çektiğini yeni fark ettiğim çocuğun arkadaşı onu durdurmaya yeltenmeden konuşmuştu. Yağız kolumu sertçe sıkarak beni barın arka duvarına yasladığından ve 3 kişi tarafından dövülmenin verdiği yorgunluktan dolayı kendimi savunacak kadar bile hareket edemiyordum.
Burnumdan akan kan ağzıma girdiği için tükürmemle karnımın altında keskin bir acı hissetmem bir olmuştu. Yağız'ın bıçağı tutan bileğini kavrayıp yüzüne baktım, gözlerinde arkasındaki arkadaşlarının aksine bir gram pişmanlık veya şaşkınlık yoktu.
Bıçağın oluşturduğu soğuk his, Yağız'ın bıçağı geri çekmesiyle yerini boş bir acıya bıraktı. Kolunu çekerken benim elimden de kurtulmuş, geriye doğru birkaç adım atmıştı. Tek kolumla duvara tutunurken diğer elim az önce bıçağın açtığı yarayı bulmuştu.
Tüm vücudumdaki acı elimin altında toplanırken bacaklarım titremeye başlamıştı. Duvardan destek alıp kayarak yavaşça kaldırıma otururken hissettiğim acı her geçen saniye artıyordu. Elimi kaplayan sıcak ıslaklık aşağı doğru akıyordu. Gözyaşlarım akmaya başladığında Yağız'ın gölgesinin uzaklaştığını az çok seçebiliyordum.
Nefeslerim ağırlaşmış, aldığım her nefes canımı yakıyordu. Belki sesimi duyan birisi yardım çağırabilirdi fakat dudaklarımı araladığımda sadece zayıf bir inleme döküldü sokağın ıssızlığına. Gözlerimi kapatıp kafamı duvara yasladım, o kadar üşüyordum ki tüm vücudum titriyordu.
Sokakta yalnızca barın arka penceresinden sızan müzik sesi yankılanıyordu, Alperen'in sesini seçmek zor değildi.
"Gözyaşım kurudu, akmıyor aşkın.
Senin derdini senle ezberlemişim.
Sen giderken canım vurdun ya beni,
Ben dönersem seni öldüreceğim.
Yıldızsız gecelerden güneşsiz sabahlara
Uyanmak nedir sen bilir miydin?
O yârin elinde, mutluydun teninde
Ben öldüm bir kere gelir miydin?
Ellerim yanımda kalır diyorum.
Helalin koynunda uyur diyorum.
Bu yüzden ellerim soğur diyorum.
Yürek soğuk, gece soğuk, su soğuk."
Dudaklarımdan titrek bir nefes çıktığında geceden umudum kalmamıştı.
